Merkez Bankasından dolar kuruna müdahale geldi. Dolar yeni güne yeni bir rekorla 3.78 ile girdikten sonra Merkez Bankası en sonunda 1.5 Milyar dolar piyasaya döviz sundu. Bu hamleyle birlikte dolar kurunda yumuşama görülerek 3.76'nın altına indi.
Merkez Bankasının piyasaya döviz sunmasının dövizin nabzını nasıl ı düşürdüğünün kısa bir analizini yapalım . İktisatta bir mal az ise o mal değerlidir , çok ise değersizdir. Son zamanlarda yaşanan bir çok olay doların değer kazanmasına ve TL'nin değer kaybetmesine neden oldu. Merkez Bankası piyasaya dolar sürerek doların bollaşmasana ve TL karşısında değer kaybetmesini sağladı. Ancak atılan bu. adımlar kısa dönemde etki vermekle birlikte uzun dönemde durum ayni seyrine dönmesi kuvvetle muhtemeldir. Uzun dönemde de doların bu etkisinden daha genel bir ifadeyle dış olaylardan etkilenmemizi minimum düzeye indirebilmek için tek bir çıkış yolu var. O çıkış yolu ise Yapısal reformlardır. Yapısal reformlar ile ekonomimizi daha sağlam temeller üzerine oturtabiliriz . Daha katma değeri yüksek mallar üretmeliyiz , Ar-Ge'ye önem vermeliyiz , Sanayi sektörünü geliştirmeliyiz , eğitimi daha sağlam temeller üzerinde inşa etmeliyiz yani sürekli farklı bir sistem denememeliyiz.
Dış olaylardan etkilenmememiz için tek çıkış yolu olarak yapısal reformlar gözükmektedir. Daha sağlam bir ekonomi daha refah bir hayat için önce yapısal reform ve ardından sabır gerekmektedir. Yöneleceğimiz yoldan bir aksilikten vazgeçmemeliyiz.
Merkez Bankasının piyasaya döviz sunmasının dövizin nabzını nasıl ı düşürdüğünün kısa bir analizini yapalım . İktisatta bir mal az ise o mal değerlidir , çok ise değersizdir. Son zamanlarda yaşanan bir çok olay doların değer kazanmasına ve TL'nin değer kaybetmesine neden oldu. Merkez Bankası piyasaya dolar sürerek doların bollaşmasana ve TL karşısında değer kaybetmesini sağladı. Ancak atılan bu. adımlar kısa dönemde etki vermekle birlikte uzun dönemde durum ayni seyrine dönmesi kuvvetle muhtemeldir. Uzun dönemde de doların bu etkisinden daha genel bir ifadeyle dış olaylardan etkilenmemizi minimum düzeye indirebilmek için tek bir çıkış yolu var. O çıkış yolu ise Yapısal reformlardır. Yapısal reformlar ile ekonomimizi daha sağlam temeller üzerine oturtabiliriz . Daha katma değeri yüksek mallar üretmeliyiz , Ar-Ge'ye önem vermeliyiz , Sanayi sektörünü geliştirmeliyiz , eğitimi daha sağlam temeller üzerinde inşa etmeliyiz yani sürekli farklı bir sistem denememeliyiz.
Dış olaylardan etkilenmememiz için tek çıkış yolu olarak yapısal reformlar gözükmektedir. Daha sağlam bir ekonomi daha refah bir hayat için önce yapısal reform ve ardından sabır gerekmektedir. Yöneleceğimiz yoldan bir aksilikten vazgeçmemeliyiz.